Cumartesi, Eylül 24, 2022

BİLDİRİLER

EĞİTİM BİLİMLERİ TEZSİZ YÜKSEK LİSANS UZAKTAN EĞİTİM PROGRAMI ÖNERİSİ

“EBT”

Prof. Dr. F. Dilek Gözütok [1]

Doç. Dr. Nurettin Şimşek [2]

ÖZ

Bu bildiride, öğretmenlerin eğitim sistemleri, eğitim programları, okul ve öğretmenlik mesleği ile ilgili yeterliliklerini uzaktan eğitim yolu ile ve uzmanlık düzeyinde geliştirmek amacıyla hazırlanmış bir yüksek lisans programı önerisi tanıtılmaktadır. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü bünyesinde Eğitim Bilimleri Tezsiz Yüksek Lisans Uzaktan Eğitim Programı adı ile bir program açılmasını öngören önerinin, Türkiye’de uzaktan eğitim programı uygulama yetkinliğine sahip herhangi bir üniversitede de gerçekeştirilebilmesi mümkündür. Türkiye genelinde, ulusal ölçekte uygulanması tasarlanan bu program çerçevesinde halen öğretmenlik mesleğini yapmakta olanlar ile öğretmenlik ile ilgili bir lisans programından mezun olanlara, mezun oldukları alanın eğitimine katkı sağlayacak nitelikte bilim uzmanlığı eğitimi verilmesi; programın gereklerini yerine getirerek mezun olanlara Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü tarafından tezsiz yüksek lisans derecesi verilmesi öngörümektedir. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Uzaktan Eğitim Merkezi (ANKUZEM) işbirliği ve Türkiye’deki diğer eğitim fakültelerinin katılımı ile yürütülecek Programa ilk yıl bütün alanlardan toplam 500 öğrenci alınacaktır.

GEREKÇE

Ulusal ve uluslararası sürdürülebilir kalkınma yaratmanın ve dünya ülkeleri ile rekabet gücü oluşturmanın yolu, erken yaşlarda başlayan nitelikli eğitim vererek nitelikli insan gücü yetiştirmekten geçer. Bireye çağdaş insan yeterlilikleri kazandırma, uluslararası standartlara uygun eğitim programları, eğitim ortamları ve öğretmen yeterlilikleri sayesinde başarılabilir. Bunların sağlanmaması durumunda bireyin eğitim olanaklarından yararlanamaması ya da nitelikli eğitim alamaması, ekonomik olduğu kadar bireysel, toplumsal, kültürel ve politik açılardan önemli sorunlara neden olur. Bu durum da ülkenin geleceği açısından bir tehdit unsuru oluşturur.

Vatandaşların en temel eğitim ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla, Türkiye’de ilköğretim zorunlu ve ücretsiz kaydıyla anayasa ile güvence altına alınmıştır. Cumhuriyet döneminin başlangıcından beri 1924, 1961 ve 1982 anayasalarında “İlköğretim kız ve erkek bütün vatandaşlar için zorunludur ve devlet okullarında parasızdır.” ifadesiyle yer almıştır. 1973’de çıkarılan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanununda ilköğretimin süresi sekiz yıl, 7-14 yaşları arasında ve “zorunlu” olarak belirtilmiş, ancak alt yapı koşullarının düzenlenmesine kadar, zorunlu eğitim beş yıl olarak sürdürülmüştür. 1997 yılında çıkarılan 4306 sayılı yasanın kabulüne kadar koşuların yeterli olmaması gerekçe gösterilerek sekiz yıllık zorunlu temel eğitimin uygulamaya konması gerçekleştirilememiştir. 4306 sayılı yasa ile, önceleri ilkokul ve ortaokul olarak adlandırılan iki kademeli okul birleştirilmiş, sekiz yıla çıkarılmış ve ilköğretim adını almıştır. Yani 1739 sayılı yasa, üzerinden 25 yıl geçtikten sonra 1998’de uygulanabilmiştir.

Cumhuriyetin ilk yıllarından başlayarak Anayasa ile zorunlu ve parasız hale getirilmiş olmakla birlikte ilköğretimde çağ nüfusunun tamamına halen eğitim olanağı sağlanamamıştır. “Çağ nüfusu net okullaşma oranları 2005-2006 öğretim yılında %89.8’dir. Bu oran, erkeklerde %92.3, kızlarda %87.2’dir (Kavak, Ergen ve Gökçe, 2007, s.80). (Bu sayılara bazı yerleşim yerlerinde oturup nüfusa kaydettirilmeyen kız çocukları dahil değildir.) Zorunlu eğitim çağ nüfusunun %10’undan fazlasının yani yaklaşık 1.242.000 çocuğun okul dışında kaldığı söylenebilir.

Türk Eğitim Sisteminin işleyişinde uygulayıcıların planlama eksikliği, köyden kente göçün engellenememesi, hızlı nüfus artışı, politikanın etkisi ile ani program değişiklikleri ve daha bir dizi sosyal neden eğitimde niteliğin sağlanmasının önünde engeller oluşturmuştur. Büyük şehirlerde bir zamanlar üçlü/dörtlü öğretim yapılması, halen ikili öğretimin “normal” gibi kabul edilmesi, kırsal kesimde “birleştirilmiş sınıflar” uygulaması, eğitimde niteliği yakalamanın önündeki ciddi engellerdir. Öğretmen maaşlarının düşük olması, emekliliği hak etmiş öğretmene çalışıyor olmanın parasal bir katkı sağlamaması ve okul yönetimi görevinin politik yatkınlıklara göre verilmesi çok sayıda deneyimli öğretmenin emekli olmasına neden olmuştur. 1990’lı yılların sonunda Eğitim Yüksek Okullarının dört yıla çıkarılarak Eğitim Fakültesine dönüştürülmesi ile mezun verememesi sonucunda ortaya çıkan olağan dışı öğretmen gereksinimi durumunda, çocukları “öğretmensiz bırakmama” adına MEB, öğretmen eğitimi almamış kişileri öğretmen olarak atamayı çözüm gibi görmüştür. Bugün Türk Eğitim Sistemi içinde, öğretmenlik eğitimi almamış çok sayıda kişi öğretmen olarak çalışmaktadır. Sistemde “jet öğretmen”, “vekil öğretmen”, “yedek subay öğretmen”, “sözleşmeli öğretmen” ve “yedek öğretmen” gibi sıfatlarla girmiş kişiler ya da ziraat mühendisleri, veterinerler, işletmeciler, iktisatçılar, su ürünleri mezunları, çevre mühendisleri, arkeologlar, antropologlar, Arap Dili mezunları, sosyologlar, düzenli bir hizmet içi eğitim programı da almadan “öğretmen” ve “eğitim yöneticisi” olarak görev yapmaktadır. Planlama eksikliği ve önceden planlanmamış program değişiklikleri nedeni ile bir alanda yetişen öğretmen, başka bir alanda istihdam edilmiştir. Fransızca öğretmenliği, biyoloji öğretmenliği, kimya öğretmenliği gibi alanlarda yetişenler sınıf öğretmeni olarak istihdam edilmiş, onlardan öğrencilere Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler gibi, branşlarının dışındaki konularda da eğitim vermeleri istenmiştir (Gözütok, 2007).

Sınıf öğretmeni olarak istihdam edilen öğretmenlerle ilgili olarak yapılan bir araştırmada(Gözütok ve diğ., 2005). öğretmenlerin yalnızca %8’inin Eğitim Fakültesi sınıf öğretmenliği programından, %2.5’inin ilköğretmen okulu, %13’ünün Eğitim ön lisans ve A.Ö.F lisans tamamlama programından, fakat %30’dan fazlasının Eğitim Fakültesi Dışı Lisans Programlarından mezun olduğu belirlenmiştir.

Türk Eğitim Sistemi 1800’lü yıllardan başlayarak Cumhuriyet Dönemi’nde zaman zaman hızlı atılımlarla öğretmen yetiştirme ve öğretim programları konularında önemli çağdaş uygulamalar da yapmıştır. Yatılı ilköğretmen okulları, köy ilköğretmen okulları, Yüksek Öğretmen Okulu Modeli, Köy Enstitüleri, Öğretmen eğitiminin üniversitelerde yapılmaya başlanması, en az lisans düzeyine çıkarılması ve 1998 öğretmen eğitimi programları öğretmen eğitiminde atılan önemli adımlar olarak sıralanabilir. İlköğretim ile ilgili olarak çıkarılan 222 sayılı yasa, 1948- 1968- 1998 programları, bu programların hazırlanmasında izlenen bilimsel yaklaşımlar, hazırlanan programların deneme uygulamalarının yapıldığı Müfredat Laboratuvar Okulları (MLO) uygulamaları, öğretmenlerin hizmet içi eğitimlerini düzenlemek üzere kurulmuş “Öğretmeni İşbaşında Yetiştirme Bürosu”, açık öğretim yoluyla ilkokul öğretmenlerine verilen ön lisans ve lisans tamamlama programları, öğretim programlarında başarı sağlamada önemli çalışmalardır. Bütün bu olumlu adımlarla öğretmen eğitiminde nitelik kaydetme gerçekleştirilirken bir geri adım olarak YÖK 27 Ağustos 2009 tarihli toplantısında Fen-Edebiyat Fakültelerinde okuyan öğrencilere, lisans eğitimleri sırasında pedagojik formasyon alma hakkı vererek bilim uzmanlığına yükselmiş eğitim düzeyini sertifika düzeyine indirmiştir.

Gelişmiş toplumlarda hızla, Türkiye’de biraz daha yavaş yaşanan, bilimde, teknolojide, bilginin yeniden yapılandırılmasında ve bilginin insana ulaşmasındaki değişmeler bütün dünyada olduğu gibi Türkiye’de de yeni öğretim programlarının hazırlanması gereğini ortaya çıkarmıştır.

Yirminci yüzyılın sonlarından başlayarak bilgi teknolojilerinin hızla yaygınlaşması ile bütün dünyada bilgi toplumu kavramı kabul görmeye başlamıştır. Bilginin taşınmasında ve yaygınlaşmasında yaşanan baş döndürücü hız, toplumun da yenileşmesini, yenileşmenin yaygınlaştırılmasını gerektirmiştir. Bilginin bu kadar hızlı çoğalması eğitim yolu ile yetiştirilecek insanın niteliklerinin de değiştirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Artık bilgili insan yerine bilgiye ulaşabilen,  bilgiyi yaygınlaştırabilen ve yeniden üretebilen insanı yetiştirme çağı gelmiştir. Avusturalya, İngiltere, İrlanda, ABD, Yeni Zelanda, İspanya, Finlandiya, İsrail, Avusturya, Kanada, Singapur gibi daha birçok ülkenin eğitimde yeniden yapılanma çerçevesinde öğretim programları değişikliği çalışmaları yaptıkları görülmektedir (Aşkar, 2007). Yaşam boyu öğrenme, okuryazarlık kavramının yeniden tanımlanması (bilgi okur-yazarlığı, demokrasi okur-yazarlığı, medya okur-yazarlığı vb.) başarısızlığın önlenmesi, öğrenme ortamlarının çeşitlendirilmesi, eğitimin içeriğinin sorgulanması, esneklik, akışkanlık, bütünleşik ya da bileşik program kavramları temel alınarak, ulusal ve uluslararası ölçütlerde öğretim programları çalışmaları yapılmıştır.

Uluslararası çalışmalar çerçevesinde Türkiye’de de 2004-2005 öğretim yılında pilot uygulaması yapılan 1-5 sınıf (Hayat Bilgisi, Türkçe, Matematik, Sosyal Bilgiler, Fen ve Teknoloji dersleri) ilköğretim programı 2005-2006 öğretim yılında ülkenin tamamında uygulamaya konulmuştur. 2006 ve 2007 yıllarında Bilgisayar, Görsel Sanatlar, İngilizce, Trafik ve İlk Yardım, Beden Eğitimi, Din Kültürü ve Ahlâk Bilgisi programları uygulamaya konulmuştur. İlköğretim ikinci kademede (6, 7, ve 8. sınıflarda) 2005, 2006 ve 2007 yıllarında programlar kademeli olarak değiştirilmiştir. Uygulamaya konulan bu programlarda geleneksel yaklaşımlarla çağdaş insan yetiştirilemeyeceği, artık bilgi ezberleyen değil bilgi üreten insanlar yetiştirmek için çağdaş yaklaşımlar izlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Çoklu zekâ kuramı ve yapılandırmacılık yaklaşımlarını temel alarak hazırlanan bu programlarla öğrenciyi merkeze alan öğretim yöntemlerinin uygulanarak çağdaş insan becerileri kazandırılacağı belirtilmiştir. Eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, iletişim, problem çözme, araştırma, karar verme, bilgi teknolojilerini kullanma, girişimci olma, kişisel ve sosyal değerlere önem verme Türkçe’yi güzel kullanma gibi beceriler bu programda önemle belirtilmiştir.

Program içeriğinin belirlenmesinde ve düzenlenmesinde tematik yaklaşım izlenmiş ve bu çerçevede öğrenme alanları belirlenmiştir. Öğrenme alanlarının öğretimi sırasında yer verilmesi gereken ara disiplinler belirlenmiş, dersi okutacak öğretmenden ara disiplinler konularında da eğitim vermesi istenmiştir. Bazıları bir uzmanlık alanı, bazıları eski programda bir ders olarak okutulan ara disiplinler; afet eğitimi ve güvenli yaşam, girişimcilik, insan hakları ve vatandaşlık, kariyer bilinci geliştirme, özel eğitim, rehberlik ve psikolojik danışma, sağlık kültürü ile spor kültürü ve olimpik eğitim. Bu çalışmanın ilk sayfalarda nasıl yetiştirildiği ve nasıl atandığı açıklanan öğretmen profilinden (bu konuda yeterli bir hizmet içi eğitim almadan) öğrenme alanlarının yanı sıra ara disiplinleri de öğretmeleri beklenmektedir.

Yeni ilköğretim programı eski programla karşılaştırıldığında yeni program yalnızca, öğrenme sonucunu değil öğrenme sürecini de değerlendirmeyi önemsemektedir. Değerlendirmenin yalnızca öğretmen tarafından değil, öğrencilerin kendilerini değerlendirmelerini ya da birbirlerini değerlendirmelerini de getirmiştir. Böylece yıllardır Eğitim Fakültelerinde öğretilmeye çalışılan fakat MEB’in kabul etmediği ölçme yaklaşımlarının ve araçlarının eğitime girmesini sağlamış ve öğretmenden bu araçları doğru kullanmasını, öğrencilerine de doğru kullanmayı öğretmesini istemiştir.

“Hukuk sisteminde yasaların rolü ne ise, eğitim siteminde de programların rolü odur. Şüphesiz bir ülkede sağlıklı bir adalet sisteminin oluşturulması ve yaşatılması için yasaların mantıklı, adil, eşitlikçi, insan haklarının korunmasını merkeze alan ve teknik olarak doğru hazırlanmış olması gerekir. Dünyanın en gelişmiş ülkelerinden en iyi hazırlanmış yasaları alınıp kabul edilse bile, bu yasaları anlamlandıracak, yorumlayacak ve onlara hayat verecek hukukçular ve hukukun işleyişini yürütecek alt yapı yoksa o güzel yasaların hiçbir anlamı yoktur” (Gözütok ve diğerleri, 2005). Eğitim programları da bir yandan evrensel istemlere, diğer yandan ulusal gerçeklere, insanının karakteristik özelliklerine, toplumun ve bireylerin istemlerine ve gereksinimlerine, ülkelerin uzak ve yakın hedeflerine uygun olarak ve program geliştirme ilkeleri ışığında hazırlanmalıdır. Ancak; bütün bu özelliklere uygun bir program bile yetkin ellerde ve program hedeflerine uygun koşullarda uygulanmıyorsa sonuç başarısız olur.

Kısa sürede hazırlanan ve 2004-2005 öğretim yılında deneme uygulaması yapılan, 2005-2006 öğretim yılından başlayarak bütün Türkiye’de uygulanmaya konan ilköğretim programları;

  • Program hazırlama komisyonların oluşturulması,
  • Programların hazırlanmasında izlenen aşamalar,
  • Pilot uygulama süreci,
  • Programların ihtiyaçları karşılaması,
  • Programların koşullara uygunluğu,
  • Programların uygulamaya konmasında aşamalılık ilkesine uyulmama durumu,
  • Pilot uygulamaların değerlendirme süreci,
  • Değerlendirmelerin programa yansıtılması,
  • Pilot uygulama değerlendirmeleri programa yansıtılmadan ders kitaplarının yazılması,
  • Öğretmenlerin programla ilgili olarak bilgilendirilme süreci,
  • Programların iddialı olduğu yeni yaklaşımlarla ilgili öğretmen eğitimi (Öğretmenlerin çoklu zekâ kuramı, yapılandırmacılık, proje tabanlı öğrenme, beceri eğitimi, öğrenme alanı, ara disiplin, süreç değerlendirme vb. konularda bilgilendirilmemesi.)

 ve daha birçok konuda alan uzmanları tarafından eleştirilmiş ve küçük boyutlu değerlendirilmesi yapılmıştır. Bu değerlendirmelerin bir kısmı ders bazında, bir kısmı il bazında bir kısmı da yansıtıcı (reflective) değerlendirme türünde yapılmıştır (Aykaç ve Başar, 2005; Baykul, 2005; Gözütok, 2005; İlhan, 2005; Kaptan, 2005; Kutlu, 2005; Küçükahmet, 2005; Okvuran, 2005; Sever, 2005; Yaşar ve diğerleri, 2005). Yapılan değerlendirme araştırmalarında 2005 ilköğretim programı çeşitli açılardan eleştirilirken, diğer yandan bir velinin programın Türk Milli Eğitiminin Amaçlarına ve İlkelerine uygun olmadığını iddia ederek programı dava etmesi sonucunda Cumhuriyet tarihinde ilk kez programların bazıları (Hayat Bilgisi 1-2-3. Sınıflar, Türkçe 1-2-4-5. sınıflar) Danıştay 8. Dairesinin kararıyla Türk Milli Eğitiminin amaçlarına ve ilkelerine uygun olmadığı, demokrasi kültürü ve ulusal değerler oluşturmada yetersiz olduğu gerekçesiyle 22 Nisan 2009’da iptal etmiştir. İptal kararından 3 hafta sonra MEB Talim ve Terbiye Kurulu 14 Mayıs 2009 tarih ve 70 Sayılı Kararı ile eski programa yaptığı kısa eklemelerle 2009 İlköğretim Hayat Bilgisi Programını kabul etmiş ve okullara bu programı uygulayacakları bilgisini vermiştir.

Çağdaş gelişmelere ve AB standartlarına uygun olduğu savunulan (Selçuk, 2004) bu programa sistemde hizmet veren öğretmen yeterliliklerinin uygunluk düzeyinin incelendiği bir araştırmanın (Karacaoğlu, 2008) sonuçlarına göre öğretmenler ve öğretmen adayları kendilerini öğretmenlik mesleğinin çoğu boyutunu ilgilendiren yeterliliklere beklenen ölçüde sahip görmemektedirler. Öğretmenler, gözlemlenen 53 özellikten hiçbirinde “çok yeterli” olarak nitelendirilmemiş, yalnızca “Alanındaki temel kavram ve genellemeleri bilme” yeterliliğinde “oldukça yeterli” bulunmuştur. Ancak; alanındaki bilgileri diğer alanlarla ilişkilendirmede yetersiz olarak değerlendirilmiştir.

Bir başka araştırmaya (Gözütok ve diğ., 2005) göre yeni ilköğretim programları öğretmenlere yeterince anlatılamamıştır. Bu kadar yetersiz bilgiyle yeni bir anlayışla hazırlandığı iddia edilen bir programın uygulanmasında başarı sağlanamaz. Öğretmenlerin kendilerinin yeterli olduklarını belirtmelerine karşın gözlem sonuçları öğretmenlerin bu programı uygulamada başarılı olmadıkları yönündedir.

Bünyesinde Türkiye’nin ilk Eğitim Fakültesini oluşturmuş, halen tek Eğitim Bilimleri Fakültesi ve ayrıca Eğitim Bilimleri Enstitüsü bulunan Ankara Üniversitesi’ne yukarıda tartışılan sorunlara çözüm üretme sorumluluğu düşmektedir. Öğretmenlerin yukarıda tartışılan sorunlara çözümler geliştirebilecek birer bilim uzmanı olarak yetiştirilmesi ve yetiştirme etkinliğinin Türkiye’ye yayılabilmesi için Eğitim Bilimleri Enstitüsü bünyesinde uzaktan ve yüz yüze eğitim yöntemlerinin bir arada kullanılacağı bir yüksek lisans programı açılması önemli bir gerekliliktir. Ankara Üniversitesi’nin bu sorumluluğu almaya istekli olmaması durumunda bünyesinde Eğitim Bilimleri Enstitüsü bulunan bir başka üniversite diğer bazı üniversitelerle (Örn. Hacettepe Üniversitesi) ve hatta Azerbaycan Öğretmen Üniversitesi ile ya da bütün bu kurumların paydaş olduğu ortak bir çalışma ile bu projeyi yaşama geçirebilir. Türkiye’de verilmekte olan öğretim hizmetinin niteliğinden haberdar olan, araştırmalarla durumu belirleyen her eğitim bilimci bu projenin uygulanmasında çaba göstermelidir. Halen görev yapmakta olan 700 bin civarında öğretmenin yararlanabileceği bu programa aynı zamanda öğretmenlik bölümlerinden mezun olup da halen öğretmen olarak atanamayan 300 bin öğretmen de katılabilecektir.

KURUMSAL YETKİNLİK VE İŞBÖLÜMÜ

Ankara Üniversitesi Türkiye’nin ve Dünyanın saygın üniversiteleri arasında yer alan, Avrupa Üniversiteler Birliği üyesi bir kurumdur. Özellikle eğitim bilimleri alanında geniş bir kadroya ve köklü bir geçmişe sahip olan Ankara Üniversitesi bu alanda 1965’ten beri eğitim vermekte, Türkiye’nin farklı üniversiteleri için öğretim üyesi yetiştirmektedir.

Ankara Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü ve Eğitim Bilimleri Fakültesi aracılığı ile şimdiye kadar eğitim bilimleri alanında yüzlerce öğretim elemanı yetiştirmiştir. Bugün bulundukları üniversitelerde Eğitim Bilimleri Tezsiz Yüksek Lisans programları bünyesinde ders veren öğretim elemanlarının çok büyük bir kısmı Ankara Üniversitesi tarafından yetiştirilmiştir. Dolayısıyla genel olarak Ankara Üniversitesi, özelde de programın akademik koordinatörü olacak olan Eğitim Bilimleri Enstitüsü’nün verilecek eğitimin kalitesinin sağlanması için gerekli bilgi ve öğretim elemanı birikimi tartışma götürmeyecek ölçüde yeterlidir.

Programın teknik koordinasyonu yürütecek olan Ankara Üniversitesi Uzaktan Eğitim Merkezi (ANKUZEM), Üniversitenin uzaktan eğitim alanındaki çalışmaları konusunda birinci derecede sorumlu ve yetkili birimidir. Sahip olduğu dinamizm ile Türkiye’de alanında öncü bir kurum haline gelen ANKUZEM’in yürüttüğü uzaktan eğitim programlarında öğrenci başarısı %80-90 civarındadır. Uluslar arası düzeyde uzaktan eğitim programlarında öğrenci terk (drop-out) oranları %20-67 arasında değişmesine rağmen, yüksek öğrenci doyumu nedeniyle ANKUZEM programlarında bu oran %1’den daha düşüktür (Latchem ve diğ., 2009).

Uluslar arası SCORM standartlarına uygun çevrimiçi dersler geliştirip uygulayan ANKUZEM halen çeşitli alanlarda uluslar arası sertifika ve diploma programları yanında eşzamanlı ve etkileşimli ders ve programlar yürütmektedir. 2009 Yılı sonu itibari ile diploma programı olarak İlahiyat Lisans Tamamlama; Adalet, Ağırlama Hizmetleri, Bankacılık ve Sigortacılık, Bilgisayar Programcılığı, Tıbbi Dokumantasyon ve Sekreterlik önlisans programları, sertifika programları olarak uluslar arası nitelikli Avrupa Bilgisayar Yetkinlik Belgesi (ECDL) Sertifika Programı ve Müzelerde Önleyici Koruma Eğitimi Sertifika Programı (ÖKOP); eşzamanlı dersler olarak tüm yüzyüze eğitim programlarında yer alan Bilgisayara Giriş Dersi, Kore Seul Üniversitesi ve Ankara Üniversitesi arasındaki ekonomi dersleri ve Üniversite’nin Tıp Fakültesi tarafından Çankırı Sağlık Yüksekokulu’na (Karatekin Üniversitesi’ne devredildi) verilen sağlık eğitimi dersleri örnek gösterilebilir.

Yukarıda sayılan uygulamalar çerçevesinde ANKUZEM şimdiye kadar 30 civarında uzaktan eğitim ders kitabı, üç kılavuz kitap, 500 civarında çevrimiçi ve video ders üretmiş, internet televizyonu TVA üzerinden onlarca canlı ve etkileşimli ders gerçekleştirmiş; her yıl ulusal ölçekli en az 4 merkezi sınav ve 4 yüz yüze eğitim organizasyonu yapıp, sonuçlandırmıştır. ANKUZEM uzaktan eğitimle ilgili olarak basılı uzaktan eğitim materyali üretimi yanında uluslar arası ölçekte etkileşimli internet televizyonu, unicast, multicast, videokonferans yayınlarını sorunsuz ve Türkiye standartlarının üstünde gerçekleştirebilmektedir. Bütün bunlar ANKUZEM’in her türlü uzaktan eğitim programının teknik ve organizasyonel gereksinimini başarı ile karşılayabildiğini gösterir.

Genel olarak Üniversite içinde önerilen programla ilgili akademik yetki ve sorumluluklar Eğitim Bilimleri Enstitüsü, teknik yetki ve sorumluluklar ise Uzaktan Eğitim Merkezi’ne (ANKUZEM) aittir. Bu yetki ve sorumlulukların ayrıntıları, iki birimin Müdürlükleri arasında düzenlenecek bir protokolle belirlenir.

PROGRAM VE ÖĞRETİM

Programın Genel Çerçevesi

Önerilen program karma (blended) bir uzaktan eğitim modeli ile uygulanacak; öğretim temelde ders kitapları ve çevrimiçi (online) derslere dayalı olarak yürütülecek; chat, forum, yüzyüze eğitim ve internet televizyonu üzerinden canlı ve etkileşimli derslerle desteklenecektir. Öğrencilere içerik ve etkinliklerin yer aldığı ve uzaktan öğrenme yaklaşımına uygun olarak hazırlanmış ders kitapları dağıtılacak, ayrıca Öğrenme Yönetim Sistemi (LMS) üzerinden etkileşimli ve çevrimiçi dersler sunulacaktır. LMS ortamında öğrenciler forum ve chat odaları aracılığı ile kendi aralarında sürekli, öğretim üyeleriyle planlı zamanlarda etkileşim kuracaklardır.

Programda yer alan uygulama dersleri belirli illerdeki okullarda gerçekleştirilecek; bu illerdeki merkezlerde öğretim elemanları tarafından yüz yüze eğitim verilecektir. Sınavlar bu merkezlerde yüz yüze oturumlar halinde yapılacaktır. Programdan mezun olan öğrencilere Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü tarafından tezsiz yüksek lisans diploması verilecektir.

  Şekil 1.Uygulanacak Model ve Bileşenleri

Programın Amacı ve Hedef Kitlesi

Programının amacı öğretmenlerin, çağın gerekleri doğrultusunda programlar, okul, sistem ve öğretmenlik mesleği ile ilgili diğer alanlarda ortaya çıkan yenilikler ile ilgili teorik, teknolojik ve uygulama yeterliklerini, bulundukları yerde, bilim uzmanlığı düzeyinde geliştirmektir.

Programa, halen öğretmenlik yapmakta olanlar ile öğretmenlikle ilgili bir lisans programından mezun olanlar ve Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen yüksek lisans kabul şartlarını sağlayan adaylar kabul edilecektir. Programın hedef kitlesi tahminen 1.000.000 kişiyi kapsayacak büyüklüktedir. 2008-2009 Bahar döneminde programa toplam 500 öğrenci alınacaktır.

Öğrencilerin Seçimi

Programa alınacak öğrenciler lisans mezuniyet ortalamalarının %40’ı ile Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Sınavı (ALES) puanlarının %60’ı toplamından elde edilecek yerleştirme puanı ile kabul edilecektir. ALES puanları için sınır 55 olarak belirlenecektir.

Mezun olunan alana göre seçenekli programlar sunulacak, ayrıca hazırlık programı da uygulanabilecektir.

Programın İçeriği

Sunulacak programın içeriği farklı eğitim bilimlerine göre oluşturulan modüler yapıda olacaktır. Modüller Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Program Geliştirme, Ölçme-Değerlendirme, Eğitim Teknolojisi, Yetişkin Eğitimi, Alan Eğitimi, Eğitim Yönetimi alanlarından oluşmaktadır. Herhangi bir modülü seçen öğrenci diğer tüm modüllerden en az birer ders almak zorunda olacak, geri kalan dersler, öğrencinin öğrenim gördüğü alandan olacaktır (7 zorunlu ve 3 seçimlik ders). Mezun olabilmek için her öğrenci ayrıca bir bitirme projesi yapacaktır. Böylece her öğrenci program için geliştirilmiş 17 dersten 10’unu almış ve bir proje yapmış olacaktır. Öğrencilere sunulacak derslere ilişkin taslak liste EK 1’de verilmiştir.

Programın Uygulanması

Oryantasyon

Ankara Üniversitesi uluslar arası ECDL programına uygun bir uzaktan eğitim sertifika programı uygulamaktadır. Programa kayıt yaptıran ama bilgisayar ve internet kullanımı ile ilgili bilgi ve becerileri yeterli olmayan öğrencilere bu programın 4 dersi, teknik oryantasyon amacıyla açılacaktır. Bu dört ders Eğitim Fakültelerinin lisans programlarında yer alan Bilgisayara Giriş dersi ile paralel içeriklere sahiptir. Öğrenciler çevrimiçi ve etkileşimli olan bu derslere bulundukları yerden, herhangi bir internet ucundan erişebileceklerdir. Öğrencilerin bu derslere katılımı LMS ortamında izlenebilecek, yönlendirilip, değerlendirilebilecektir. Bu kapsamdaki izleme öğrencilere yardımcı olmak ve teknik destek verme amaçlı olacaktır.

Öğrenme Seti ve Öğrencilere Ulaştırılması

Program çerçevesinde öğrencilere kayıt ve öğrenci kılavuzu ile her dönem başında öğretim başlamadan önce o dönemki derslerin ders kitapları, video CD’leri ve sistem kullanıcı bilgilerinden oluşan öğrenme setleri postalanacaktır. Öğrenme setini alan öğrenciler programın tüm bileşenlerinden yararlanabilir hale gelmiş olacaklardır.

Kayıt Kılavuzu, öğrencilerin kayıt işlemini gerçekleştirirken gereksinim duyacakları ayrıntılı bilgileri içeren basılı bir kitapçıktır.

Öğrenci Kılavuzu, öğrencilikleri süresince öğrencilerin Ankara Üniversitesi öğrencisi olmaktan dolayı sahip oldukları hak ve sorumlulukları ve programın uygulanması ile ilgili süreci tanıtan basılı bir kitapçıktır.

Ders Kitapları, her ders için ayrı olarak hazırlanmış, uzaktan öğretim materyali ve temel bilgi kaynağı nitelikleri bulunan basılı kitaplardır.

Video CD’ler, ders kitaplarına paralel olarak hazırlanmış, çevrimiçi derslerle birlikte kullanılabilen ve sadece sisteme girilerek kullanılabilen, özel olarak kurgulanıp, kaydedilmiş görsel öğretim materyalleridir.

Kullanıcı ad ve şifreleri, öğrencilerin programın sunulduğu LMS ortamına güvenli şekilde girebilmelerini olanaklı kılar.

Derslerin Yürütülmesi

Her dönem başında Öğrenme Setini alan öğrenciler ders kitaplarından temel bilgileri okuyabilecekler, ders kitaplarının etkileşim ve zengin görsellik konusundaki sınırlılığını tamamlayan çevrimiçi dersleri izleyebilecekler, soru ve alıştırmalar çözebilecekler, bu amaçla hazırlanmış çoklu ortam (multimedia) niteliğindeki video CD’leri sistem içinden çevrimiçi derslerle senkronize olarak kullanabileceklerdir.

Öğrenciler öğrenme sisteminden okudukları içeriklerle ilgili soru ve görüşlerini chat ortamında arkadaşları ile sürekli, ilgili öğretim elemanları ile öğrenci kılavuzlarında belirtilen gün ve saatlerde düzenli ve eşzamanlı (senkron) olarak tartışabilecekler; aynı amaçla, forum sayfalarına sürekli ve eşzamansız (asenkron) mesajlar yazıp, gönderebileceklerdir.

Şekil 2. Yüz Yüze Eğitim, Öğretmenlik Uygulaması ve Sınav Yapılacak İller

İlgili derslerin öğretim elemanları öğrencilere belirli ödev ve projeler verebilecek, her dönem belirli tarihlerde, planlanmış ve Şekil 2’de görülen illerdeki eğitim fakültelerinde gerçekleştirilecek yüz yüze eğitimler sırasında öğrencilerin ödev ve projelerini kendileri ile tartışıp, değerlendirebilecekler ve öğrenme setinin kullanımına rağmen hala giderilememiş öğrenme ihtiyaçlarını belirleyerek, bu ihtiyaçları gidermek üzere yüz yüze dersler vereceklerdir.

Şekil 2’de görülen illerdeki eğitim fakültelerinde yapılacak ara sınavlardan sonra ihtiyaç duyulması halinde, ilgili öğretim elemanlarının talebi doğrultusunda, özellikle başarı oranının yetersiz görüldüğü derslerle ilgili olarak, Ankara Üniversitesi İnternet Televizyonu TVA ile ANKUZEM Merkez stüdyosundan canlı ve etkileşimli ders yayınları yapılacaktır. TVA, gelişmiş teknolojisi ile dünya üzerindeki her internet ucuna unicast, uygun uçlara da multicast olmak üzere televizyon kalitesinde yayın ulaştırabilen bir internet televizyonu sistemidir.

Akademik Danışmanlık

Öğrencilerin akademik danışma ihtiyaçlarını karşılamak üzere 50’şer öğrencilik gruplardan her birine bir akademik danışman atanacaktır. Öğrenci ve akademik danışmanlar kendileri için ayrılmış özel forum sayfası ve chat odalarından iletişim kurabileceklerdir. Akademik danışmanlar görevlerini internet ortamında ve 24 saat açık sistem üzerinden yerine getirebileceklerdir.

Teknik Destek

Öğrenme setinin ve öğrenme sisteminin kullanımı, olası teknik sorunları giderilmesi ve teknik konularda öğrencilere destek vermek üzere ANKUZEM bünyesinde her 50 öğrenciden oluşan bir grup için 1 teknik danışman görevlendirilecektir. Teknik danışmanlar LMS ortamında öğrencileri sürekli olarak izleyebilecekler, mesai saatleri içinde onlara teknik yardım sağlayacaklardır. Programın teknik kalitesini geliştirmek amacıyla, Program kapsamında ders verecek ve akademik danışmanlık yapacak tüm öğretim elemanlarına ANKUZEM tarafından “Uzaktan Eğitim Öğreticisi” Kursu ve Sertifikası verilebilecektir.

Değerlendirme ve Sınavlar

Programda yer alan derslerin her biri için biri ara sınav, diğeri dönem sonu sınavı olmak üzere iki sınav yapılacaktır. Sınavlar ANKUZEM tarafından merkezi olarak organize edilir ve Şekil 1’deki illerde, yüz yüze oturumlar halinde yapılır. Derslerin sınavlarında çoktan seçmeli testler kullanılır. Uygulamalı derslerde başarı notunun en çok %20’si öğrencilere hazırlattırılacak ödev ya da proje üzerinden verilebilir.

Mezuniyet ve Belgeleme

Programdan mezun olabilmek için öğrencilerin yerine getirmeleri gereken sorumluluklar ve bunların başarılması ile ilgili ölçütler mevcut yüz yüze programlar ile aynıdır. Tüm sorumluluklarını yerine getirerek mezun olan öğrencilere, öğrenim gördükleri alanda Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Tezsiz Yüksek Lisans Diploması verilir.

EK 1

PROGRAMDA YER ALACAK DERSLER

-TASLAK LİSTE-

  1. Gelişim (Çocukluk, Ergenlik); Bireysel Faklılıklar
  2. Program Geliştirme; Öğretmenin Program Geliştirme Sorumluluğu
  3. Türkçe ve Öğretimi
  4. Öğretim İlke ve Yöntemleri
  5. Öğretim Araçları; Bilgisayar ve İnternetten Yaralanma
  6. Ölçme ve Değerlendirme; Alternatif Ölçme Araçları Hazırlama ve Kullanma
  7. Ara Disiplin Öğretimi
  8. Sanat Eğitimi
  9. Sınıf Yönetimi
  10. Mesleki Değerler / Etik
  11. Yaratıcı Drama
  12. Ders Kitaplarının Değerlendirilmesi
  13. İnsan Hakları
  14. Özel Eğitim
  15. Kariyer Geliştirme
  16. Spor Kültürü
  17. Eğitim Yönetimi


KAYNAKÇA

Aşkar, P. (2007). “İlköğretim Programları ve uygulamalarının değerlendirilmesi” Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Sistemi (Ed.Özdemir, S., Bacanlı, H. ve Sözer, M.) Ankara: TED, ss. 186-210.

Aykaç, N. ve Başar, E. (2005). İlköğretim sosyal bilgiler dersi eğitim programının değerlendirilmesi. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 343-361. Ankara: Sim Matbaası.

Baykul, Y. (2005). 2004-2005 yıllarında çıkarılan matematik programı üzerine düşünceler. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 231-238. Ankara: Sim Matbaası.

Gözütok, F. D. (2007). Öğretim İlke ve Yöntemleri. Ankara: Ekinoks.

Gözütok, F.D., Akgün, Ö.E. ve Karacaoğlu, Ö.C. (2005). İlköğretim programlarının öğretmen yeterlikleri açısından değerlendirilmesi. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 17-40. Ankara: Sim Matbaası.

İlhan, A.Ç. (2005). İlköğretim Türkçe dersi (1-5. sınıflar) öğretim programı ve kılavuzunun “Estetik Eğitim” açısından incelenmesi. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 199-216. Ankara: Sim Matbaası.

Kaptan, F. (2005). Fen ve teknoloji dersi programıyla ilgili değerlendirme. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 283-298. Ankara: Sim Matbaası.

Karacaoğlu, Ö. C. (2008). AB Uyum Sürecinde Öğretmen Yeterlilikleri, Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü. Yayınlanmamış doktora tezi.

Karataş, S. ve Şimşek, N. (2009). Comparisons of internet-based and face-to-face learning systems based on “equivalency of experiences” according to students’ academic achievements and satisfactions. The Quarterly Review of Distance Education, 10 (1), 65–74.

Kavak, Y. (2007). “Temel bir insan hakkı olarak eğitim hakkı uluslararası ve ulusal belgeler” Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Sistemi (Ed.Özdemir, S., Bacanlı, H. ve Sözer, M.) Ankara: TED, ss. 1-9.

Kavak, Y., Ergen, H. ve Gökçe F. (2007). “Türkiye’de ilköğretim durum analizi” Türkiye’de Okul Öncesi Eğitim ve İlköğretim Sistemi (Ed.Özdemir, S., Bacanlı, H. ve Sözer, M.) Ankara: TED, ss. 72-121.

Kutlu, Ö. (2005). Yeni İlköğretim programlarının “öğrenci başarısını değerlendirme” boyutu açısından değerlendirme. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. . ss. 17-40. Ankara: Sim Matbaası.

Küçükahmet, L. (2005). 2004 Hayat bilgisi programının değerlendirilmesi. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 373-381. Ankara: Sim Matbaası.

Latchem, C., Şimşek, N., Çakır Balta, Ö., Torkul, O., Cedimoğlu, I.H., Altunköprü, A. (2009). Are we there yet? A progress report from three pioneers in Turkish universities distance education and e-learning. The International Review of Research in Open and Distance Learning, 10, 2. Web: http://www.irrodl.org/index.php/irrodl/index

Okvuran, A. (2005). Yeni ilköğretim programlarında dramanın yeri hayat bilgisi ve sosyal bilgiler dersleri öğretim programları örneği. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 421-429. Ankara: Sim Matbaası.

Selçuk, Z. (2004). “Milli kültürlerin, yerel zenginliklerin güçlü bir şekilde varlığını sürdürebilmesi küresel olanla milli olanın dengeli konfigürasyonuna bağlıdır.” Anahtar Dergisi. Sayı: 189, s. 12, 13.

Sever, S. (2005). 2004 öğretim programında Türkçe öğretimi anlayışı. Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 177-192. Ankara: Sim Matbaası.

Şimşek, N. (2006). Uzaktan öğretim sistemlerindeki çevrimiçi etkileşimlerin yapısal çözümleme yoluyla modellenmesi. Eğitim Bilimleri ve Uygulama, 5 ( 9), 3-18. Web: http://www.ebuline.com/turkce/arsiv/9_1.aspx

Şimşek, N., Alper, A.ve Çakır Balta, Ö. (2007). Perceptions of preservice teachers about web based learning. International Journal of Social Sciences, 1 (4), 233-236. Web: http://www.waset.org/ijss/v1/v1-4-34.pdf

Varış, F. (1996). Eğitimde program geliştirme “Teori ve teknikler”. Ankara: Alkım Yayınevi

Yaşar, Ş., Gültekin, M, Türkan, B., Yıldız, N ve Girmen, P. (2005). Yeni ilköğretim programlarının uygulanmasına ilişkin sınıf öğretmenlerinin hazırbulunuşluk düzeylerinin ve eğitim gereksinimlerinin belirlenmesi (Eskişehir ili örneği). Kayseri: Yeni İlköğretim Programını Değerlendirme Sempozyumu. ss. 51-63. Ankara: Sim Matbaası


[1] Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Eğitim Programları Bölümü

[2] Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi, Uzaktan Eğitim Merkezi Müdürü

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ayşe Çakır İlhan ve Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gönül Akçamete, program önerisine görüşleriyle katkı sağlamışlardır.  

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

%d blogcu bunu beğendi: